57’nci Piyade Alayı

57’nci Piyade Alayı, 25 Aralık 1892 yılında Trablusgarp’ta 15 nci Tümen kuruluşunda teşkil edilerek Balkan Savaşı’na katılmış ve harpten sonra lağvedilmiştir.

Ocak 1915’te Tekirdağ’da 19’ncu Tümenin yeniden kurulması emredilerek, 57’nci ve 59’ncu Piyade Alaylarının 1’nci Taburları törenle teşkil edildi.

1 Şubat 1915’te Tekirdağ’a Tümen Komutanlığına atanan Sofya Askerî Ataşesi Kurmay Yarbay Mustafa Kemal göreve başladı.

Kurmay Yarbay Mustafa Kemal’in, o kısa süre içinde teşkilatını tamamlamaya çalışırken, tümenin Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığının ihtiyatını oluşturmak maksadıyla Eceabat’a gönderilmesi emredildi.

Tümenin piyade alaylarından 58’nci ve 59’ncu Alaylar, kuruluşlarını tamamlayamadıklarından bunların yerine Suriye bölgesinden İstanbul’a gelen 6’ncı Kolordudan iki alay (72’nci ve 77’nci Alay) Eceabat’a gönderildi. 25 Şubat 1915 tarihinde de 19’ncu Tümen karargahı, 57’nci Piyade Alayı ve tümenin geri kalan unsurları Eceabat’a intikal etti.

5’nci Ordunun kuruluşundan sonra 3’ncü Kolordunun komutasına giren 19’ncu Tümen, ordunun ihtiyatı olarak Bigalı köyü ve dolaylarına ulaştı.

25 Nisan 1915’te ortalık aydınlanmadan önce Anzak (Avustralya ve Yeni Zelandalılardan oluşan iki tümenli kolordunun kısaltılmış adı) birlikleri, birleşik filonun desteğinde Arıburnu’nun kuzey ve güneyine çıkmaya başladılar. Bu kesimdeki geniş kıyı, karargâhı Eceabat’ta bulunan 9’ncu Tümen, 2’nci Piyade Alayının 2’nci Taburunca savunulmaktaydı. Sabah erken saatlerde 27’nci Piyade Alayının artan bölümü Eceabat’taki ordugâhından hareketle Merkeztepe – Kanlısırt hattına kadar ilerlemiş bulunan düşmana taarruz etti.

5’nci Ordunun genel ihtiyatını oluşturan 19’ncu Tümenin Komutanı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal, kendi inisiyatifiyle süvari bölüğünü önceden Kocaçimentepe – Conkbayırı istikametine gönderdi. 7’nci Dağ Bataryasıyla takviyeli 57’nci Piyade Alayının, emniyet tertibatıyla Bigalı köyü – Kocaçimentepe – Conkbayırı yönünde hareket etmesini emretti. Alay saat 09.40’ta Kocaçimentepe’ye ulaştı. Tümen Komutanı alaya kısa bir mola vererek atını Conkbayırı’na sürdü. Burada 27’nci Alayın 2’nci Taburundan birkaç erin 261 rakımlı tepeden Conkbayırı’na doğru çekilmekte olduğunu ve düşmanın bunları yakından izlediğini görerek erlere mevzi aldırdı. Düşman da durdu. Mustafa Kemal 57’nci Alaya taarruz emri verdi.

Tekirdağ yöresinin yiğit çocuklarından oluşan ve bu günü sabırsızlıkla bekleyen 57’nci Piyade Alayı, Kocaçimentepe’den Conkbayırı istikametine, âdeta bir sel gibi akarak düşmanı geriye attı. Bölgenin kilit noktası olan Kocaçimentepe’nin düşmanın eline geçmesine engel olundu.

Mustafa Kemal, kendi tümeni ve öteki tümenlerden gönderilen birliklere komuta ederek Arıburnu Cephesinde düşmanı dar bir kıyı başına sıkıştırdı.

Mustafa Kemal birliklerine ve 57’nci Piyade Alayına gönderdiği 30 Nisan 1915 tarihli emrinde alayın kahraman ve fedakârca yaptığı hizmetlere karşılık padişah tarafından kendisine gümüş İmtiyaz Madalyası; 57’nci Alaya da bir gümüş liyakat madalyası verildiği belirtiliyordu.

Üstün ateş gücü olan düşmana karşı kahramanca savaşan birlikler ağır kayıp vermekteydiler.

3 Mayıs 1915 tarihine kadar 57’nci Piyade Alayı, mevcudunun 3/4’ünü kaybetmiş ve bölüklerde komuta edecek takım komutanı kalmamıştı.

57’nci Alay, 19’ncu Tümen kuruluşunda olarak İngilizlerin Anafartalar Arıburnu Cephesini tamamen boşaltmalarına kadar (20 Aralık 1915) Arıburnu Cephesi’nde yiğitçe savaştı.

Padişah Sultan Reşat’ın 30 Kasım 1915 tarihli emriyle Çanakkale’de (25 Nisan 1915) Arıburnu’na yapılan çıkarmada düşman kuvvetlerini durdurmak, Kocaçimentepe’nin düşman eline geçmesine aynı gündeki çabuk hareket ve aslanca saldırışlarıyla engel olmak ve aylarca düşman karşısında kalarak ona karşı kahramanca savaşlar yapmak suretiyle gösterdiği üstün yiğitlik ve yararlığın anısı olmak üzere altın ve gümüş imtiyaz madalyalarıyla savaş madalyası verilmiştir.

57’nci Piyade Alayı 25 Nisan 1916 tarihinde Keşan kazasının Çelebi köyü kuzeydoğusunda toplandı. Yukarıda sözü edilen madalyalar törenle alay sancağına takılarak tören geçişi yapıldı.

57’nci Piyade Alayının Galiçya’daki Kahramanlıkları

397 rakımlı tepedeki direnek, mevziinin kilit noktasıydı. 1 Eylül 1916’da üstün Rus kuvvetleri topçu hazırlık atışından sonra 57’nci Alay Cephesi’ne taarruz ederek birçok yerde mevzilere girmeyi başardılarsa da yiğitçe savaşan 57’nci Alay, bomba ve süngü hücumlarıyla düşmana ağır kayıplar verdirdi.

7-8 Eylül 1916’da yapılan karşı taarruzla Ruslar, 397 rakımlı tepeden geri atıldı.

14-15 Eylül 1916’da Olhoviyec’de yapılan bir gece baskınıyla Ruslara ağır kayıp verdirildi.

16 Eylül 1916 sabahı ve 17 Eylül 1916’da saat 02.30’da başlayan Rus taarruzları 57’nci Alayın karşı taarruzlarıyla ağır kayıpla geri atıldı.

57’nci Alay, Galiçya’da Ali Çavuş, Tahir Çavuş, Sadık Çavuş, Ali Onbaşı, Müftü Hasan Fehmi gibi birçok kahramanı bağrından çıkarmıştır.

57’nci Piyade Alayı Galiçya’da bulunduğu süre içinde kahramanca savaşarak Türk’ün gücünü, kahramanlığını, fedakârlık ve üstün başarılarını Osmanlı Devleti’nin bağlaşıklarına da ispatlamış ve Türk Kolordusu Galiçya’dan ayrılırken kendisine övgüler yazılmıştır.

Türk Kolordusunun bağlı bulunduğu Alman Güney Ordusu Başkomutanlığı, Kolordunun Galiçya’daki yiğitlik, fedakârlık ve başarılarını öven 13 Haziran 1917 gün ve 12321 sayılı günlük emrini yayımlamıştır.

Haziran 1917’de ana yurda dönen 57’nci Alay ve bağlı olduğu 19’ncu Tümen, 29 Temmuz 1917’den 23 Eylül 1918 tarihine kadar Sina – Filistin Cephesi’ndeki savaşlara katıldı.

57’nci Piyade Alayı, birçok mahrumiyete katlanarak bu cephede 14 ay kahramanca savaştı.

Son olarak 19’ncu Tümen ve bağlı bulunduğu ordunun arta kalanlarının Şeria Nehri’nin doğusuna geçirilmesi kararlaştırılmıştı.

57’nci Piyade Alayı 22-23 Eylül 1918 gecesini Samire köyünde geçirmiş ve Şeria Nehri’ni Telahmer’deki geçitten doğuya geçmesi kararlaştırılmıştı.

Ancak daha kuzeyde Bisan’ı İngiliz süvarisinin ele geçirmesi nedeniyle, bu kez Şeria Nehri’nin daha güneydeki Berar Geçidi’nden doğu kıyıya geçilmesi kararlaştırıldı. Bisan’dan gelen sayı ve silah yönünden çok üstün olan İngiliz süvarisi, 57’nci Alayın da içlerinde bulunduğu Türk birliklerini kuşattı. Çöl iklimi, susuzluk, yiyecek ikmalinin yapılmaması, aralıksız devam eden savaşlarda birliklerin yıpranmış ve çok kayıp vermiş olmaları, üstelik tüfek ve makineli tüfeklerin mermilerinin tükenmiş olması gibi sebeplerle Türk birlikleri ve mevcudunun 3/4’ünü kaybeden 57’nci Alayın arta kalanı kahramanca savaşıp birçok güçlüğe göğüs germiş olmasına rağmen 23 Eylül 1918 günü tutsak olmak bahtsızlığından kurtulamadı.

Cevap Bırakın

Please enter your comment!
Please enter your name here