10 C
New York kenti
Perşembe, Ekim 29, 2020

Buy now

Anıtkabir için Yer Seçim Süreci ve Tartışmaları

29 Kasım 1938 günü Başbakan Bayar’ın yaptığı açıklamaya uygun olarak Anıtkabir inşaatının yapılacağı yerin tespiti için özel bir komisyon kuruldu.

Komisyon Kurulması

Bu komisyon; Başbakanlık Müsteşarı Kemal Gedeleç başkanlığında, Milli Savunma Bakanlığından General Sabit ve Hakkı, Bayındırlık Bakanlığından Yapı İşleri Genel Müdürü Kazım, İçişleri Bakanlığından Müsteşar Vehbi Demirel, Milli Eğitim Bakanlığından Yüksek Öğretim Müdürü Cevat Dursunoğlu’ndan oluşuyordu.

Komisyon ilk toplantısını 6 Aralık 1938’de yaparak Anıtkabir yeri konusunda yabancı uzmanların ve bilim adamlarının görüşlerinin alınmasına karar verdi. O dönemde Türkiye’de çalışan ve Ankara’nın imar planını hazırlamış olan şehircilik uzmanı Prof. Jansen’in, Büyük Millet Meclisinin yeni binasının mimarı Prof. Holzmeister’in, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi binasının mimarı Prof. Taut’un, Bayındırlık Bakanlığında görevli Henri Prost’un, Leu’nun ve Güzel Sanatlar Akademisinden Prof. Belling’in Anıtkabir yer seçimi konusunda uzman görüşlerinin alınması kararlaştırıldı.

Komisyonun Raporunu Hazırlaması

Uzmanlar, 16 Aralık 1938’den itibaren 20 Aralık 1938’e kadar Anıtkabir yeri ile ilgili hazırladıkları raporlarını komisyona verdiler. Basına sızan bilgilere göre uzmanlar, Anıtkabir’in Çankaya’da yapılması konusunda hem fikirdiler. Hatta Kurun Gazetesi, Anıtkabir’in Çankaya’da yapılmasının kararlaştırıldığını yazdı. Bu haber, diğer gazeteler tarafından yalanlandı. Başbakanlık Müsteşarı Kemal Gedeleç başkanlığındaki komisyon, uzmanların verdiği raporları inceledi. Komisyon, çalışmaların sonunda uzmanların da görüşlerinin yer aldığı bir rapor hazırladı.

Bakanlar Kurulu, Başbakanlık Müsteşarının Başkanlığındaki komisyonun hazırladığı raporun incelenmesi için Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubuna gönderilmesine karar verdi. 3 Ocak 1939 günü toplanan Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubunda, Başbakanlık tarafından gönderilen raporu incelemek üzere Parti grubundan 15 milletvekilinden oluşan bir komisyon kuruldu. Komisyon üyesi milletvekillerine, CHP Grup Başkan Vekili Hilmi Uran imzasıyla ilk toplantının 5 Ocak 1939 günü saat 15.00’de yapılacağı bildirildi.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun kurduğu CHP Anıtkabir Parti Grubu Komisyonu adı verilen komisyon, Falih Rıfkı Atay (Ankara), Rasih Kaplan (Antalya), Mazhar Germen (Aydın), Süreyya Örge Evren (Balıkesir), Refet Canıtez (Bursa), İsmet Eker (Çorum), Münir Çağıl (Çorum), Mazhar Müfit Kansu (Denizli), Necip Ali Küçüka (Denizli), Nafi Atuf Kansu (Erzurum), Salah Cimcoz (İstanbul), Sami Uzel (Manisa), Ferit Celal Güven (Seyhan), Tevfik Tarman (Seyhan) ve Mithat Aydın’dan (Trabzon) oluşuyordu.

CHP Anıtkabir Parti Grubu Komisyonu ilk toplantısını, 5 Ocak 1939 günü yaptı. Komisyon üyeleri, Münir Çağıl’ı komisyon başkanlığına, Ferit Celal Güven’i kâtipliğe, Falih Rıfkı Atay, Süreyya Örge Evren ve Nafi Atuf Kansu’yu raportörlüklere seçtiler. İlk toplantıda uzman komisyonun raporu okundu. Uzmanların görüşleri hakkında Büyük Millet Meclisi üyesi diğer milletvekillerinin de bilgilenmeleri için uzman komisyonun raporunun bastırılarak dağıtımı kararlaştırıldı. CHP Anıtkabir Parti Grubu Komisyonu üyeleri, komisyonun uzmanların önerdiği yerleri gezerek incelemesine karar verdi.

Anıtkabir yeri için Teklif edilen Yerlerin Görülmesi

Bu karar çerçevesinde; komisyon üyeleri, Çankaya Köşkünün çevresinde bulunan tepelerde ve Etnografya Müzesinde incelemelerde bulundu. Buraların dışında önerilen diğer yerler olan Yeşiltepe, Timurlenk (Hıdırlık) Tepesi, Gençlik Parkı, inşa edilmekte olan Yeni Meclis binasının arkasındaki tepede inceleme gezileri yapıldı. Uzmanların önerdiği yerlerde incelemeler yapan Anıtkabir Parti Grubu Komisyonunun üyelerinden Trabzon Milletvekili Mithat Aydın’ın önerdiği Ankara şehrinden Gazi Orman Çiftliğine giden yolun sol tarafında Askeri rasadatı havaiye binasının bulunduğu 906 rakımlı büyük ve geniş tepeyi de gezip incelediler.

Uzmanların raporlarının incelenmesi için kurulan komisyon, tüm bu inceleme gezilerinin sonunda CHP Parti Grubu Başkanlığına sunulmak üzere bir rapor hazırladı. Komisyonun çalışmaları ile bilgiler verildikten sonra raporda, 11 milletvekilinin Anıtkabir için en uygun yer olarak Rasattepe’yi düşündükleri ifade edildi.

Rasattepe’nin Tercih Edilme Gerekçeleri

Rasattepe’nin Ankara’nın her noktasına karşı geniş bir görüş hâkimiyeti taşıdığı, şehrin her semtinden görüldüğünü ifade ettiler. Tepenin geniş ve arazinin her türlü tesisata uygun olduğunu belirten milletvekillerinin Rasattepe ile ilgili bir başka gerekçesi için ise biraz hayal gücü gerekiyordu. Bu gerekçeye göre; Tepeye çıkılıp Ankara’ya bakılınca; bir ucu Dikmen, diğer ucu da Etlik Bağları olmak üzere nihayetlenen sevimli bir hilalin tam ortasına düşen bir yıldız üzerinde bulunulduğunu vehleten his ve müşahede olunur. Yıldız nısıf dairenin her noktasına ne pek uzak ne pek yakındır. Nurettin Can Gülekli’nin aktardığına göre, Bayrak metaforunu üreten kişi Süreyya Örge Evren idi. Evren, bayraktaki hilali, Ankara şehrine; Rasattepe’nin bulunduğu yeri ise yıldıza benzetmişti.

Rasattepe’nin bunlardan başka bir özelliği daha vardır ki, hayali genişçe olan her kişiyi derin bir şekilde ilgilendirir sanırım. Rasattepe, bugünkü ve yarınki Ankara’nın genel görüşüne göre, bir ucu Dikmen’de, öteki ucu Etlik’te olan bir hilal’in tam ortasında, bir yıldız gibidir. Ankara, hilalin gövdesidir. Anıtkabir’in burada yapılması kabul edilirse, şöyle bir durum ortaya çıkacaktır: Türkiye’nin başkenti olan Ankara şehri, kollarını açmış Atatürk’ü kucaklamış olacaktır. Atatürk’ü böylece bayrağımızdaki yarımayın (hilâl) yıldızının ortasına yatırmış olacağız. Atatürk, bayrağımızla sembolik olarak birleşmiş olacaktır!

Komisyonda, Çankaya Olması Gerektiğini Savunanlar

CHP Anıtkabir Parti Grubu Komisyonunun söz konusu raporunda, ayrıca komisyonun üç üyesi Anıtkabir için Çankaya’yı önerdiler. Bu üç milletvekili Falih Rıfkı Atay, Salah Cimcoz, Ferit Celal Güven’di. Bu milletvekilleri raporda, uzmanların Etnografya Müzesinin yerinin anıt yapımı için uygun olmadığını düşündüklerini hatırlattılar. Ayrıca uzmanların istasyon arkasındaki tepeyi (Rasattepe) hiç düşünmediklerini, daha sonra teklif edilen Rasattepe’nin Ankara’da bulunan uzmanlar tarafından kesinlikle reddedildiğini belirttiler. Milletvekilleri bu ret kararına katıldıklarını ifade ettiler.

Uzmanların çoğunluğunun Çankaya’da karar kıldığını iddia eden Milletvekilleri Çankaya’da eski Köşkün arkasında su depolarının bulunduğu tepeyi önerdiler. Ayrıca, Anıtkabir’in Çankaya’ya yapılması gerektiğini, bu kararı verirken de teknik nedenlerden dolayı uzmanların görüşünün alınmasının doğru olacağını ifade ettiler. Milletvekillerinin raporda, Çankaya konusunda görüşleri şu cümlelerle sona eriyordu: Atatürk bütün hayatında Çankaya’dan ayrılmamıştır. Çankaya şehrin her tarafına hâkimdir ve milli mücadele devletin kuruluşu ve inkılâplarımızın hatıralarına ayrılmaz bir surette bağlıdır. En muhteşem abideler inşasına müsaittir. Hülasa maddi manevi bütün şartları haizdir. Atatürk’ü ölümünden sonra Çankaya’dan ayırmayı haklı gösterecek hiçbir sebep bulamadık. Onun için bizler Çankaya fikrinde ısrar ediyoruz.

Komisyonda Yaşanan Olaylar

Falih Rıfkı Atay, komisyonda yaşananları 1950 yılında Cumhuriyet Gazetesinde kaleme aldı. Atatürk’ün sözünden dolayı Anıtkabir’in Çankaya köşkünün solundaki tepede yapılmasını istediklerini aktaran Atay, komisyon üyelerinden bazılarının ‚Cumhurbaşkanları türbedarlık mı edecek?‛ diye itiraz ettiklerini yazmaktadır. Ayrıca Atay, yine komisyon üyelerinden bazılarının ‚Çankaya’nın partinin malı olduğunu, başkasının malı üzerine mezar yapılmaz‛ dediklerini iddia etmektedir. Atay, buna karşılık ‚Parti sizsiniz. Atatürk bu millete bir vatan vermiştir. Siz ondan bir avuç toprağını mı esirgeyeceksiniz‛ dediğini ifade etmektedir. Atay, Çankaya konusunda komisyonda çekişme yaşandığını, üyelerin önerilen yerleri gezdikten sonra çoğunluğunun Rasattepe’yi uygun bulduğunu yazmaktadır.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu da yine Falih Rıfkı Atay’ı kaynak göstererek tartışmayı aktarmaktadır: Bu komisyonda bulunan Falih Rıfkı Atay kendisinin bana anlattığına göre Atatürk’ün Çankaya’da gömülmek istediğini ve bu dileğini adeta bir vasiyet şeklinde tekrar ettiğini hatırlatır, buna karşı Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Gedeleç de ‘İnönü’ye, demek ki, bir türbedarlık vazifesi verilecek!’ diye söylenir dururmuş. Nihayet, dönüp dolaşılmış, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterinin ısrarlı teklifi üzerine bugünkü Anıtkabirin yeri kabul edilmiş.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Rasattepe’nin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Gedeleç tarafından teklif edildiğini belirtmektedir. Başka hiçbir kaynak ve belge tarafından bu iddia doğrulanmamaktadır. Tüm kaynak ve belgelerde, Rasattepe’nin komisyon üyesi milletvekili Mithat Aydın tarafından önerildiği belirtilmektedir.

Falih Rıfkı Atay’ın aktardıklarına göre, Anıtkabir’in Çankaya’da yapılmasına yönelik komisyonda ciddi bir direnç gösterilmiş, tartışmalar yaşanmıştı. Anlatılanlara göre, Cumhurbaşkanlığı Köşkünün bulunmasından dolayı Anıtkabir’in Çankaya’da yapılmasına, ‘Cumhurbaşkanlarının türbedar yapılacağı‛ benzetmesi ile karşı çıkılıyordu. Komisyonda bulunan milletvekillerinin bu gerekçelerle Çankaya tercihine karşı tavır sergilemeleri, Çankaya Köşkünün yeni sahibi Cumhurbaşkanı İnönü tarafından ya da yakın çevresi tarafından bu yönde uyarıldıkları veya dikkatlerinin çekildiğini akla getirmektedir. Elbette bu değerlendirmenin, Falih Rıfkı Atay’ın aktardığı bilgilere dayandığını ifade etmek gerekmektedir.

13 Ocak 1939 tarihli Vakit Gazetesinde Asım Us, ‘Atatürk Anıt-Kabri‛ başlıklı köşe yazısında, CHP Anıtkabir Parti Grubu Komisyonunda yaşanan tartışmaları ve alınan kararı açıkladı. Anıtkabir inşa edilecek yer olarak istasyonun arkasında yer alan ve üzerinde Milli Savunma Bakanlığına ait Meteoroloji binasının bulunduğu tepenin seçildiğini yazdı.

Anıtkabir yeri olarak Önergelerin Oylanması

CHP Anıtkabir Parti Grubu Komisyonunda 11 milletvekili Rasattepe yönünde, 3 milletvekili Çankaya yönünde görüş bildirdiler. Komisyonun raporu, nihai karar değildi. Parti Grubu Komisyonu hazırladığı raporu, Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu Başkanlığına sundu. Rapor, 17 Ocak 1939 günü toplanan CHP Meclis Grup toplantısında görüşüldü. Anıtkabir Parti Grubu Komisyonu Kâtibi, komisyonun mesaisi ve incelemeleri sonucu ulaşılan kararları açıkladı. Ardından konu ile ilgili olarak birkaç milletvekili söz aldı ve komisyonun teklif etmediği yerler hakkında açıklamalarda bulundular. Milletvekilleri, Meclis grubuna, Anıtkabir yeri ile ilgili önergeler verdiler. Verilen önergeler, sırayla CHP Meclis Grubunda oylandı.

Ulus Meydanında bulunan Eski Büyük Millet Meclis Binasının bulunduğu yerin teklif edildiği önerge çoğunlukla reddedildi.

İkinci olarak Anıtkabir’in Ankara Kalesinde yapılmasını teklif edilen önerge oylandı. Bu önerge de reddedildi. Çankaya teklifi de az oy aldı. CHP Meclis grubu tarafından çoğunlukla reddedildi.

Son olarak, komisyon üyelerinin çoğunluğunun Anıtkabir inşası için önerdiği Rasattepe oylandı. Rasattepe önergesi, ittifaka yakın bir çoğunlukla CHP Meclis grubu tarafından kabul edildi.

Kamuoyunda Anıtkabir’in Yeri Hakkında Düşünceler

Anıtkabir yeri Rasattepe olarak kabul edildikten sonra dahi kamuoyunda yer konusunda tartışmaların devam ettiği görülmektedir. SES (Sanat Edebiyat Sosyoloji) Dergisinin, Haziran 1939’da Anıtkabir konusunda sanatçı ve yazarlar arasında yaptığı ankette, Anıtkabir’in yeri konusu soruldu. Ankete katılanlardan Necip Fazıl Kısakürek, Ya Ankara’nın manasını taşıyan Kale Ya Atatürk’ün manasını taşıyan Çankaya diyerek iki yer önermektedir.

Ankete katılanlardan Ressam Halil Dikmen, Suat Derviş ve Nurullah Berk Çankaya’da olmasını; Abidin Dino Ankara Kalesinin karşısındaki tepede olması gerektiğini ifade etmektedir. Cemal Nadir ise soruya Ankara şehri yanıtını vermekle yetinirken; Turhan Tan, Anıtkabir yeri olarak Rasattepe kararının verildiğini hatırlatarak‚ artık meselenin münakaşa mevzu olmaktan çıktığını belirtmektedir. Rasattepe kararının verilmesinden beş ay sonra bile kimi yazar ve sanatçılar Anıtkabir yeri için farklı yerleri özellikle Çankaya’yı önermekteydiler.

Bir cevap yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Makaleler

İzmir’in Kurtuluşu

9 Eylül, Mondros Mütarekesiyle başlayan haksız işgal girişimlerine karşı Türk Milletinin bölgesel direnişinin, Yunan ordusunun İzmir’e çıkmasıyla topyekün mücadeleye dönüştüğü zaferin sembol...

Sivas Kongresi

Osmanlı Devletinin fiili olarak parçalandığı süreçte Balkan savaşı ve Birinci Dünya savaşının kaybedilmesi, Mondros Mütarekesinin ağır şartları Atatürk tarafından Milli Mücadelenin başlatılmasına...

Sivas Kongresi ve Amerikan Mandası

Sivas Kongresi öncesinde üç kıtada hüküm süren Osmanlı Devletinin yeniliklere ayak uyduramaması Meşrûtiyet’in ilanıyla sonuçlanmıştır. Kırk yıl tahtta kalan Abdülhamid döneminde Osmanlı...

Atatürk’ün 5. Süvari Kolordusunu Teftişi

Büyük Taarruz öncesi Başkomutan Atatürk, Sovyet ve Azeri büyükelçi, askeri ataşelerle birlikte Sivrihisar, Çay, Akşehir, Ilgın, Konya’yı kapsayan cephe gezisi ve denetlemelerde...

Büyük Taarruzun Başarısı

26 Ağustos’ta Türk Milletinin var olma mücadelesi olarak tarihe geçen Büyük Taarruz taktik ve stratejik planlamasıyla tüm dünyadan gizli tutularak icra edilmiştir....