Anıtkabir’de Bulunan Kuleler

Anıtkabir’de bulunan kulelerin her biri Ata’nın hayatından ve Milli Mücadelenin nasıl kazanıldığını anlatmak için ziyaretçilere kapsamlı bilgi verir. Anıtkabir’de bulunan kulelerin sayısı 10’dur. Anıtkabirde bulunan kulelerin isimleri;

  • İstiklal Kulesi
  • Hürriyet Kulesi
  • Müdafaa-i Hukuk Kulesi
  • Mehmetçik Kulesi
  • Zafer Kulesi
  • Barış Kulesi
  • 23 Nisan Kulesi
  • Misak-ı Milli Kulesi
  • İnkılap Kulesi
  • Cumhuriyet Kulesi

Anıtkabir’e asıl yönelme, Tandoğan tarafındaki girişten sonra Tören Alanı’na kadar uzanan yol ile gerçekleşmektedir. Yirmi altı basamaklı merdivenle çıkılan yolun başlangıcında kareye yakın dikdörtgen planlı Hürriyet ve İstiklal Kuleleri yer almaktadır. Hürriyet Kulesi’nin önünde Hüseyin Özkan tarafından yapılan erkekler grubu, İstiklal Kulesi’nin önünde ise kadınlar grubu heykelleri görülmektedir. Her iki tarafı güller ve ardıçlarla süslü yol traverten döşelidir.

Anıtkabir’de Bulunan Kulelerin Özellikleri

Yolun her iki tarafında olmak üzere ikişerli gruplar halinde yine Hüseyin Özkan’ın yaptığı 24 adet aslan heykeli bulunmaktadır. Bu heykellerin 24 Oğuz Boyunu temsil ettiği de ifade edilmektedir. Aslanlı yol, Mehmetçik ve Müdafa-i Hukuk Kuleleri ile Tören Alanına açılmaktadır. Uzunlamasına dikdörtgen, 15.000 kişi kapasiteli Tören Alanı’na, dört tarafından üçer basamak merdivenle inilmektedir.

Her bir köşesine, kareye yakın dikdörtgen formlu, üzeri içte aynalı tonoz, dışta-tepelerinde alem olan-piramit çatı ile örtülü kuleler yerleştirilen alanı, üç yönden revaklar çevrelemektedir. Barış, 23 Nisan, Milli Misak, İnkılâp, Cumhuriyet Kulelerinin dışında, revaklara, ayrıca Komutanlık, Kütüphane, Müze Müdürlüğü gibi işlevleri olan mekânlar da açılmaktadır. Bu mekânların duvarları dikdörtgen pencereleri ve kapılarının üst kısımlarında sathı basık kemerlerle hareketlendirilmiştir.

Ayrıca revakların ve Mozole’nin tonoz örtülü galerilere sahip zemin katı dikdörtgen şeklinde küçük pencereler ile dışarıya açılmaktadır. Anıtkabir yapı topluluğu içerisinde, simetrik olarak yerleştirilmiş on adet kulenin ve revakların tavanlarında, fresk tekniğinde, Türk kilimlerinden alınmış geometrik motifler görülmektedir.

Tören Alanı, Mozole merdivenlerine, üzerinde Zühtü Müridoğlu’nun eseri Başkomutanlık Meydan Savaşı ve İlhan Koman’ın eseri Sakarya Savaşı kabartmalarının yer aldığı duvar kütlesi ile bağlanmaktadır. Aslanlı Yol ile aynı eksende bulunan 23 Nisan ve Milli Misak kuleleri arasında Anıtkabir’in Çankaya yönündeki merdivenlerinin ortasında, tek parça çelikten imal edilmiş yüksek bir direk üzerinde Türk Bayrağı dalgalanmaktadır.

İstiklal Kulesi

İstiklal Kulesi’nin içinde, kapının solundaki duvarda, elinde yalın kılıç tutan bir genç ve bir kartaldan meydana getirilmiş bir kabartma kompozisyonu vardır. Kılıç tutan genç, hürriyeti savunan Türk Ulusunu temsil eder. Türk Devletlerinde birçok kez (Devlet arması) kullanılan kartal figürü gücün kudretin sembolüdür.

istiklal kulesi
İstiklal Kulesi

Hun İmparatoru Atilla’nın bayrağında da bir kartal resmi vardır. Anadolu Selçuklu Devleti’nin arması da çift başlı bir kartaldır. Yeni Türk Devleti’ni, ulusal tarihimizin yüce değerleri üzerine oturtmuş olan Ata’nın Anıtkabir’inde de bu motifin görülmesi çok anlamlıdır. Bu kabartma kompozisyonu sanatçı Zühtü Müridoğlu’nun eseridir. İstiklal Kulesi içinde Atatürk’ün bu konudaki özlü sözlerinden bir kaçı yazılıdır.

Ayrıca kule duvarlarında yazı bordürü olarak Atatürk’ün istiklal ile ilgili şu sözleri yer almaktadır:

“Ulusumuz en korkunç yok oluşla son buluyor gibi görünmüşken, tutsak edilmesine karşı evladını ayaklanmaya davet eden atalarının sesi, kalplerimiz içinde yükseldi ve bizi son Kurtuluş Savaşı’na çağırdı.” (1921)

“Hayat demek savaşma, çarpışma demektir. Hayatta başarı kesinlikle savaşta başarı kazanmakla mümkündür.” (1927)

“Biz hayat ve bağımsızlık isteyen ulusuz ve yalnız ve ancak bunun için hayatımızı hiçe sayarız.” (1921)

“İnsaf ve merhamet dilenmek gibi bir prensip yoktur. Türk ulusu, Türkiye’nin gelecekteki çocukları, bunu bir an hatırdan çıkarmamalıdırlar.” (1927)

“Bu ulus bağımsızlıktan yoksun olarak yaşamamıştır, yaşıyamaz ve yaşamıyacaktır, ya istiklal ya ölüm.” (1919)

Kulenin içinde ise Anıtkabir maketi ile Anıtkabir’i tanıtıcı ışıklı panolar bulunmaktadır.

Hürriyet Kulesi

Merdivenin solunda bulunan kule Hürriyet Kulesi’dir. Atatürk, daha Harp okulunda öğrenciyken Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş sebepleri üzerinde düşünmeye başlamış ve ulusun kurtuluş çaresi olarak hürriyet içinde çalışıp yükselerek kurtulabileceği kanısına varmıştır. Osmanlı İmparatorluğu, koyu bir istibdat idaresi altında yönetildiğinden Hürriyeti savunan Türk aydınları ağır cezalara çarptırılıyorlardı.

hürriyet kulesi
Hürriyet Kulesi

Atatürk, kurmay yüzbaşı olarak Şam’da kendisi gibi ülkenin kurtuluşunu isteyen aydın kişilerle “Vatan ve Hürriyet Cemiyeti” adında bir dernek kurdu. Bu gizli derneğin amacı istibdat idaresini yıkmak. Türk Ulusunu hürriyete kavuşturmaktı. Atatürk “Bir ulusu yaşatacak olan sanatın da, bilimin de ancak her bakımdan özgür kişilerden meydana gelen toplumlarda parlayabileceğine” inanıyordu. Kule duvarlarında Atatürk’ün hürriyet ile ilgili şu sözleri yazılıdır.

“Esas, Türk ulusunun saygın ve onurlu bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu esas ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmak durumundan yüksek bir işleme hak kazanamaz.” (1927)

“Bence, bir ulusta şerefin, onurun, namusun ve insanlığın sürekli olarak bulunabilmesi kesinlikle o ulusun özgürlük ve bağımsızlığına sahip olabilmesiyle mümkündür.”

“Özgürlüğün de, eşitliğin de, adaletin de dayandığı ulusal egemenliktir.”

“Bütün tarihsel yaşantımızda özgürlük ve bağımsızlığa sembol olmuş bir ulusuz.”

Kule içinde Anıtkabir’in inşaat çalışmalarını gösteren fotoğraf sergisi ve inşaatta kullanılan taş örnekleri bulunmaktadır.

Erkek Heykel Grubu

Hürriyet Kulesi’nin önünde bir heykel grubu vardır. Üç erkekten meydana gelen bu grupta, Türk erkeklerinin “Atatürk’ün ölümünden duydukları derin acı” dile getirilmiştir. Yüksekçe bir altlık üzerinde ayakta duran heykellerden sağdaki rütbesiz asker, bütün ordumuzu temsil etmektedir. Rütbesiz asker, başında miğferi, sırtındaki kalın kaputu ile dimdik durmaktadır. Ciddi, sakin ve gururludur.

türk erkekleri heykeli
Erkek Heykel Grubu

Ortada ve diğerlerine göre biraz daha geride duran heykel, Türk halkını temsil eden bir köylü heykelidir. Köylünün başında çok eski, atalarımızın giydikleri bir yün başlık, omuzunda bir keçe yamçı, sol elinde uzun bir sopa görülmektedir.

Solda bulunan heykel Türk aydınlarını temsil etmektedir. Türk aydınlarının, bir genç olarak ifade edilmesinde Atatürk’ün “Cumhuriyeti Türk gençliğine emanet etmesi” göz önünde bulundurulmuştur. Genç, sol elinde bir kitap tutmaktadır ve sağ ayağını biraz ileriye atmıştır. Her üç heykelin yüzünde derin acı ile Türk milletinin kendine özgü ağırbaşlılığı ve yüksek irade gücü dile getirilmiştir. Bu heykel grubu sanatçı Hüseyin Özkan’ın eseridir.

Kadın Heykel Grubu

İstiklal Kulesi’nin önünde bulunan üç kadın heykeli “Atatürk’ün ölümü karşısında Türk kadınlarının duydukları derin acıyı” temsil etmektedir. Kadınlar grubu heykeli de sanatçı Hüseyin Özkan’ın eseridir.

kadın heykel grubu
Kadın Heykel Grubu

Ulusal giysiler içindeki Türk kadınlarından ikisi yere kadar uzanan kalın bir çelenk tutmaktadır. Başak demetlerinden meydana gelen çelenk, Atatürk’ün kurtardığı bereketli yurdumuzu temsil etmektedir. Ortadaki kadın, ağlamakta ve yüzünü bir eli ile kapatmaktadır.

Soldaki kadının elinde Tanrı’nın rahmetinin toplandığı bir kap vardır. Atalarımız, eski zamanlarda Gök Tanrısına ve onun Türk Yurduna bereket yağdırdığına inanıyorlardı. Bu inanç türlü biçimlerde zamanımıza kadar gelmiştir. Nisan yağmurları, yurdumuzun bir çok yerlerinde şimdi bile kutsal sayılır.

Atatürk, Türk kadınlarının yüce değerlerine inanır ve Türk kadınlarını “uygar dünyada kendilerine yaraşan en şerefli düzeylere ulaştırmak için” çalışırdı. Bu heykel grubunda, tarih boyunca bir çok kahramanlar yetiştirmiş Türk kadınlarının Atatürk’ün ölümünün derin acısı içinde bile gururlu, ağırbaşlı ve azimli oluşunu dile getirilmiştir.

Aslanlı Yol (Alle)

Anıtkabir’de, girişten itibaren ortadaki tören meydanına kadar uzanan bir alle vardır. Tarih boyunca, dünyanın bir çok yerlerinde tapınaklara ve mozolelere “Anıt mezarlara” böyle uzun yollar (alle) yapılmıştır. Bu uzun yolların iki yanına, türlü motiflerde heykeller yerleştirilir. Atatürk’ün Türk ve Anadolu tarihine verdiği önem sebebiyle, Anadolu’da uygarlık kuran Hititlerin sanat üslubu ile yapılan aslan heykelleri kuvvet ve sükuneti temsil etmektedir. Heykeller Hüseyin Özkan’ın eseridir.

Aslanlı Yol (Alle)

Eski Mısır’da Karnak Tapınağı’nın allesinin iki yanında, insan boyundan yüksek kaideler üzerine, eski Mısırlılar’ın kutsal saydıkları koç heykelleri konulmuştur. Alleler, tapınağa ve mozoleye gidenleri, duygu ve düşünce bakımından ziyaret edecekleri ulu kişinin huzuruna hazırlamak için yapılır.

Aslanlı Yol, bu bakımdan çok anlamlıdır. Ziyaretçi 260 metre uzunluğunda Alle’nin başında kuleleri, heykel gruplarını seyrederek Atatürk’ü ziyarete hazırlanır. Uzun Alle’nin iki yanındaki ardıç ağaçları, ziyaretçiyi günlük hayatın stresinden uzaklaştırır. Yolun kenarlarındaki aslan heykelleri, Atatürk’e saygı düşüncesini destekler.

Müdafaa-i Hukuk Kulesi

Mondros mütarekesi hükümlerine göre, ordumuz dağılacak silahlar ise işgal kuvvetlerine teslim edilecekti. Galip devletler (İngilizler, Fransızlar ve İtalyanlar) askerler terhis edildikten sonra, yurdumuzun birçok yerini işgal etmeye başladılar. Bu yetmiyormuş gibi Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti, Kuzey Anadolu’da Bir Pontus Devleti kurmak için Ermeni ve Rumları kışkırttılar. Onları silahlandırdılar. Rum ve Ermeni çeteleri, Türk köy ve kasabalarını yağmalıyor birçok kadın, çocuk ve ihtiyarları öldürüyorlardı. İtilâf Devletleri, İstanbul’u da işgal ettiler. Osmanlı Devleti çökmüştü.

Müdafa-i Hukuk Kulesi

Bu durum karşısında yurdumuzun birçok yerinde halk kendi toprağını savunmak amacıyla Müdafaai Hukuk (Hakları Savunma) dernekleri kurdu. Mustafa Kemal Paşa Anadolu’ya geçtikten sonra bu dernekleri geliştirdi. Ulusumuz, Erzurum ve Sivas Kongrelerini yapan Müdafaai Hukuk derneklerinin başına geçen Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında harekete geçti.

Alle’nin sonunda, soldaki Kule Müdafaa-i Hukuk Kulesi’dir. Bu kulenin duvarının dış yüzünde bir kabartma vardır. Bu kabartma Kurtuluş Savaşımızda ulusal birliğimizin temeli olan bu Müdafaa-i Hukuku dile getirmektedir. Kabartmada, bir elinde kılıç tutarken diğer elini ileri uzatmış sınırlarımızı geçen düşmana “Dur!” diyen bir erkek figür tasvir edilmiştir. İleri uzatılan elin altında bulunan ulu ağaç yurdumuzu, onu koruyan erkek figürü ise kurtuluş amacıyla birleşmiş olan milletimizi temsil etmektedir.

Anıtkabir’de bulunan kulelerden biri olan Müdafaa-i Hukuk Kulesi’nin kabartması, sanatçı Nusret Suman’ın eseridir. Bu kulenin içinde Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı hakkında söylediği sözler yazılıdır.

“Ulusal gücü etken ve ulusal iradeyi egemen kılmak esastır.” (1919)

“Ulus bundan sonra hayatına, bağımsızlığına ve bütün varlığına şahsen kendisi sahip çıkacaktır.” (1923)

“Tarih; bir ulusun kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkâr edemez.” (1919)

“Türk ulusunun kalbinden, vicdanından doğan ve onu esinlendiren en esaslı, en belirgin istek ve iman belli olmuştu: Kurtuluş.” (1927)

Anıtkabir’de bulunan kulelerden biri olan Müdafaa-i Hukuk Kulesi’nin içinde “Atatürk ve Milli Mücadele” temalı dönemsel sergiler düzenlenmektedir. Ayrıca Atatürk’ün öğrenim gördüğü Harbiye Mektebi’nin maketi bulunmaktadır.

Mehmetçik Kulesi

Aslanlı yolun bitiminde sağda Mehmetçik Kulesi yer almaktadır. Kulenin dış yüzeyinde yer alan kabartmada; cepheye gitmekte olan Mehmetçiğin evinden ayrılışı ifade edilmektedir. Bu komposizyonda, elini asker oğlunun omuzuna atmış onu vatan için savaşa gönderen hüzünlü, fakat gururlu anne tasvir edilmiştir. Kabartma Zühtü Müridoğlu’nun eseridir.

anıtkabir'de bulunan kuleler
Mehmetçik Kulesi

Kulenin duvarlarında Atatürk’ün Mehmetçik ve Türk kadınları hakkında söylediği özlü sözler yer almaktadır:

“Kahraman Türk eri Anadolu savaşlarının anlamını kavramış, yeni bir ülke ile savaşmıştır.” (1921)

“Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ulusunda Anadolu köylü kadının üstünde kadın çalışmasından söz etmek imkânı yoktur.” (1923)

“Bu ulusun çocuklarının özverileri, kahramanlıkları için ölçü birimi bulunamaz.”

Anıtkabir’de bulunan kulelerden biri olan Mehmetçik Kulesinin içinde; Anıtkabir ve Atatürk ile ilgili çeşitli kitaplar ve hediyelik eşyalar ziyaretçilere sunulmaktadır.

Zafer Kulesi

Kulenin duvarlarında Atatürk’ün en önemli üç zaferinin tarihi ve zaferle ilgili özlü sözleri yazılıdır.

Top Arabası

Anıtkabir’de bulunan kulelerden bir diğeri Zafer Kulesinde, Atatürk’ün naaşını 19 Kasım 1938’de İstanbul Dolmabahçe Sarayı’ndan alarak Sarayburnu’nda donanmaya teslim eden top arabası sergilenmektedir.

Barış Kulesi

Kulenin iç duvarında Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesini dile getiren bir kabartma kompozisyonu yer almaktadır. Bu kabartmada çiftçilik yapan köylüler ve yanlarında kılıcını uzatarak onları koruyan bir asker figür tasvir edilmiştir. Bu asker barışın sağlam ve güvenli kaynağı olan Türk ordusunu sembolize etmektedir. Bu şekilde insanlar Türk ordusunun sağladığı huzur ortamı içinde günlük hayatlarını devam ettirmektedirler. Kabartma, Nusret Suman’ın eseridir.

Kule duvarlarında Atatürk’ün barış ile ilgili şu sözleri yer almaktadır.

“Dünya vatandaşları kıskançlık, açgözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde terbiye edilmelidir.” (1935)

“Yurtta Barış, Cihanda Barış.”

“Ulusun hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça savaş bir cinayettir.” (1923)

Anıtkabir’de bulunan kulelerden biri olan Barış Kulesinin içinde ise Atatürk’ün 1935-1938 yılları arasında kullandığı Lincoln marka tören ve makam otomobilleri sergilenmektedir.

23 Nisan Kulesi

Kulenin iç duvarında 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını temsil eden bir kabartma yer almaktadır. Bu kabartmada, ayakta duran kadının tuttuğu kağıdın üzerinde 23 Nisan 1920 yazılıdır. Kadının diğer elinde Millet Meclisimizin açılışını simgeleyen bir anahtar bulunmaktadır. Kabartma, Hakkı Atamulu’nun eseridir.

Kule duvarlarında meclisin açılışıyla ilgili Atatürk’ün özlü sözleri yer almaktadır:

“Bir tek karar vardı: O da ulusal egemenliğe dayalı, hiçbir koşula bağlı olmayan bağımsız, yeni bir Türk Devleti kurmak.” (1919)

“Türkiye Devletinin tek ve gerçek temsilcisi yalnız ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.”

“Bizim bakış açılarımız kuvvetin, gücün, egemenliğin, yönetimin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır.”

Anıtkabir’de bulunan kulelerden biri olan 23 Nisan Kulesinde, Atatürk’ün 1936-1938 yılları arasında kullandığı Cadillac marka özel otomobili sergilenmektedir.

Bayrak Direği ve Kaidesi

Anıtkabir’in Çankaya yönündeki 28 basamaklı tören meydanına giriş merdivenlerinin ortasında, tek parçalı yüksek bir direk üzerinde Türk bayrağı dalgalanır. Amerika’da özel olarak yaptırılan 33.53 m. yüksekliğindeki bu direk, Avrupa’daki tek parça çelik bayrak direklerinin en yükseğidir. Direğin 4 metresi kaidenin altında kalmaktadır. Amerika’da yaşayan Türk asıllı Amerika vatandaşı Nazmi Cemal tarafından, kendi bayrak direği fabrikasında imal edilerek 1946 yılında Anıtkabir’e hediye edilmiştir.

Bayrak direğinin kaidesinde yer alan kabartmada; meşale Türk medeniyetini, kılıç taarruz gücünü, miğfer savunma gücünü, meşe dalı zaferi, zeytin dalı ise barışı simgelemektedir. Türk bayrağı, ulusumuzun yurdunu savunma, zafer kazanma, barışı koruma ve uygarlık kurma gibi yüce değerleri üzerinde dalgalanmaktadır. Kabartma Kenan Yontuç’un eseridir.

2013’ün Ekim ayında ODTÜ’nün yaptığı çalışmalar sonucunda meteorolojik etkiler sonucunda zarar gördüğü belirlenen 33,53 metre uzunluğundaki direğin aslında uygun olarak yenilenmesine karar verilmiştir.

Misak-ı Milli Kulesi

Millî Misak “ulusal ant” demektir. Millî Misak Kulesi’nde, işte bu tarihi ant, bir kabartma ile dile getirilmiştir. Müzenin girişindeki bu kulenin içinde bulunan kabartma, tek vücut olarak kenetlenmemizi sembolize etmektedir. Kabartma, bir kılıç kabzası üzerinde üst üste konmuş dört elden ibarettir. Bu komposizyon Türk vatanının kurtarılması için içilen millet andını ifade etmektedir. Kabartma Nusret Suman’ın eseridir.

Kulenin duvarlarında Atatürk’ün Milli Misak ile ilgili şu sözleri yazılıdır:

“Kurtuluşumuzun genel kuralı olan ulusal andı tarih safhasına yazan ulusun demir elidir.” (1923)

“Ulusal sınırlarımız içinde özgür ve bağımsız yaşamak istiyoruz.” (1921)

“Ulusal benliği bulamayan uluslar başka ulusların avıdır.” (1923)

Anıtkabir’de bulunan kulelerden biri olan Misak-ı Milli Kulesinin ortasında Anıtkabir’de icra edilen törenlere katılan heyetlerin özel defteri imzalamaları için imza kürsüsü yer almaktadır. Müzenin girişi olan bu kulede bulunan aktüalite panolarında Anıtkabir’de yapılan önemli törenlere ait fotoğraflar da sergilenmektedir.

Atatürk Müzesi

Anıtkabir Proje Yarışması şartlarına uygun olarak, Misak-ı Milli ve İnkılâp kuleleri arasındaki bölüm müze olarak belirlenmiştir. Bu amaçla 21 Haziran 1960’ta Anıtkabir Atatürk Müzesi açılmıştır. Burada Atatürk’ün kullandığı eşyalar ve kendisine hediye edilen armağanlar ve giysileri teşhir edilmektedir.

Müzede ayrıca Atatürk’ün madalya ve nişanları ile manevi evlatlarından A. Afet İnan, Rukiye Erkin, Sabiha Gökçen’in müzeye armağan ettikleri Atatürk’e ait eşyalar sergilenmektedir.

İnkılap Kulesi

Müzenin devamı olan bu kulede Atatürk’ün giydiği elbiseler sergilenmektedir. Kulenin iç duvarında yer alan kabartmada zayıf, güçsüz bir elin tuttuğu sönmek üzere olan bir meşale, çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu’nu simgelemektedir. Güçlü bir elin göklere doğru kaldırdığı ışıklar saçan diğer bir meşale ise, yeni Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk’ün Türk ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için yaptığı inkılâpları simgelemektedir. Kabartma Nusret Suman’ın eseridir.

Anıtkabir’de bulunan kulelerden biri olan İnkılap Kulesinin duvarlarında Atatürk’ün inkılâplarla ilgili şu sözleri yazılıdır:

“Bir toplum aynı amaca bütün kadınları ve erkekleriyle beraber yürümezse ilerlemesine, uygarlaşmasına teknik imkân ve bilimsel ihtimal yoktur.”

“Biz ilhamlarımızı gökten ve bilinmeyen alemden değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.”

Müzenin giysi bölümü olarak kullanılan bu kulede; Anadolu Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr.Yılmaz Büyükerşen’in yaptığı Atatürk’ün gerçek boyutlarında balmumu heykeli bulunmaktadır.

Cumhuriyet Kulesi

Sanat Galerisi’nin girişi olan bu kulenin duvarlarında Atatürk’ün Cumhuriyet ile ilgili şu özlü sözü bulunmaktadır.

“En büyük gücümüz, en güvenilir dayanağımız, ulusal egemenliğimizi kavramış ve onu eylemli olarak halkın eline vermiş ve halkın elinde tutabileceğimizi gerçekten kanıtlamış olduğumuzdur.”

Kulenin içinde, Atatürk’ün öğrenim gördüğü Manastır Askeri İdadisi ile Sivas ve Erzurum Kongre binaları ve I. T.B.M.M. binalarının maketleri ve o dönemlere ait fotoğraflar sergilenmektedir.

Anıtkabir’de bulunan kulelerin yukarıda ifade edilen manevi değerleriyle Anıtkabir’in ruhuna fazlasıyla yansıdığı bir gerçektir. Anıtkabir gezinizde Anıtkabir’de bulunan kulelerin ne anlama geldiğini, kabartmalarla ne anlatılmak istendiği öğrenilip ziyaret edildiğinde farkındalık seviyesi artacaktır.

Cevap Bırakın

Please enter your comment!
Please enter your name here