More

    Atatürkçülüğün Bir Dünya Görüşü Olarak Benimsenmesi

    Atatürkçü dünya görüşünün özünde planlı kalkınma ve karma ekonomi modeli benimsenmiştir. İnkılapçılık ilkesi sayesinde yeni oluşturulan değerler sisteminin güncel ve belirli bir kalıptan kurtarılması amaçlanmıştır.

    Atatürkçü dünya görüşünün temelini oluşturan esaslar; millî birlik ve beraberlik, yurtta ve dünyada barış, çağdaşlaşma yahut muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkmak.

    Millî Birlik ve Beraberlik, Millî Bağımsızlığımızın Esasıdır

    Millî birlik ve beraberlik sayesinde tüm zorlukların üstesinden gelerek hedeflediğimiz amaçlara emin adımlarla ulaştık. Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atan ve Millî Mücadelenin kazanılmasında rol alan milletin kendisidir. Ayrıca Millî Mücadelenin kazanılmasında gerçek etken “şahsî hırs değil millî ülkü, millî izzet-i nefis olmuştur.

    Millî Benliğimizin ifadesi “Ne Mutlu Türküm Diyene”

    Türk milletinin siyasal ve toplumsal yapısı içinde kendilerine Kürt, Çerkez, Laz veya Boşnaklık fikri propaganda edilmiş vatandaşlarımız vardır. Bu millet bireyleri de ortak geçmişe, tarihe, ahlâka ve hukuka sahiptir. Bu toprak üzerinde birlikte yaşama arzu ve iradesinde olduklarını belirtmiş olan herkesin “Türk” kavramını üst kimlik olarak benimseyip taşıması şan ve şereftir.

    Yurtta ve Dünyada Barış ilkesi yeni dünya düzeninin şekillenmesine ciddi katkı sağlamıştır. Ülkenin gelişmesi ve insanlığın ilerlemesi için “insan merkezli” yepyeni bir medeniyetin kuruluşunda barıştan başkası düşünülmemelidir.

    Tanzimat devri aydınlarından Namık Kemal’e yakıştırılan bir deyişi de burada belirtmek gerekir: “Hazır ol cenge istersen sulh û salah” hayatî bir gerekçe olmadıkça savaşın bir cinayet olduğunu tebliğ eden Mustafa Kemal Atatürk’ün hayat tarzına, değerler manzumesine yakışan ve yaraşan budur. Barışa ve esenliğe ne kadar muhtaç olduğumuzu anlamak isteyenler bölgemizde gelişen olayları dikkatle değerlendirmelidir.

    Çağdaşlaşma

    Atatürkçü dünya görüşünde Türk milletinin millî ülküsü olarak “muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma” belirtilmiştir. Günümüzde “Çağdaşlaşma” kavramı olarak adlandırılır. Medeniyetler bir kavmin, dinin, coğrafyanın ürünü olmayıp insanlığın ortak müktesebatı ve mirasıdır. “Çağdaş Medeniyet”in bütün nimetlerinden yararlanmak, katkıda bulunmak, milleti refah ve mutluluk içinde yaşatmak tek hedeftir.

    Bu anlatılanların hepsini gerçekleştirmek için yegâne yol bilimdir. Osmanlı Devleti’nin fikrî temellerini attığı söylenen Kırşehirli Âşık Paşa, ünlü eseri “Garibnâme” de konuyla ilgili şöyle söyler: “Akıl, bütün isteklerinize istikamet versin. Akıllı ve hırslı olursanız ebedî dirlik ve düzenlikte olursunuz. Bu size Tanrı’nın emri olur.

    Son Makaleler

    İlgili Yazılar

    1 Yorum

    1. ataturkumuzu cok seviyoruz
      onu görmeyi cok istiyoruz. ölmek istemiyoruz.atamıza sahip cıkmak istiyoruz.hic ayrılmayalım ve evden kacmayalım hic korkmayalım ve ferah oalalım bilmediğimiz ise karısmayalım hatta hep calısalım
      ordada calısalım kandırmayalım yalanolmasın aramızda yapabileceğimiz her seyi her daim yapalım hep asker gibi temiz ve güzel olalım anayasamızı kırmayalım sisko olamayalı m kalp kırmayalım günahlarımız affolsu atam rahat uyu bizde rahat yuyalım

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz