18.2 C
New York kenti
Perşembe, Ekim 22, 2020

Buy now

Atatürk’ün 5. Süvari Kolordusunu Teftişi

Büyük Taarruz öncesi Başkomutan Atatürk, Sovyet ve Azeri büyükelçi, askeri ataşelerle birlikte Sivrihisar, Çay, Akşehir, Ilgın, Konya’yı kapsayan cephe gezisi ve denetlemelerde bulunmuştur. Atatürk harekat öncesi Sovyet desteğini arkasına alarak itilaf devletlerine karşı Türk ordusunun ve halkının savaşa hazır olduğunu göstermek istiyordu.

1 Nisan 1922’de Atatürk ve misafirleri tarafından Ilgında konuşlu ve Fahrettin Altay komutasındaki 5. Süvari Kolordusu ziyaret edilmiştir. Fahrettin Paşa kılıcını çekmek suretiyle Başkomutan Atatürk’ü karşılamış birliklerin hazır olduğuna dair tekmil vermiştir. Daha sonra Atatürk ve beraberindeki heyete binek atı verilmiştir.

Mustafa Kemal ve Ilgın Manevraları

Süvariler mavi ve kırmızı kuvvet olmak üzere manevralarını Koca Çayır alanında dosta güven düşmana korku sağlayacak şekilde tatbik etmişlerdir.

Tatbikat icrası ve resmî geçitten sonra Atatürk birlikleri toplayarak şu konuşmayı yapmıştır: “Askerler… Savaş artık bizim yüzümüze gülmeye başladı. İngilizlerin boğazlanmak üzere gönderdiği Yunanlıları yeniyoruz. İngiliz emperyalistleri bizi yok etmek istiyorlar ama bunu başaramayacaklar. Türk halkı ve Türk ordusu kendi bağımsızlığını korumak için savaşarak düşmanlarını kendi kutsal topraklarından atacaktır. Sovyetler Birliği’nin elçisi de burada bizimle birlikte bulunuyor.”

Sovyet Büyükelçi Aralov’da askerlere bir konuşma yapmıştır. Hatıralarında “Süvarilerin görünüşü piyadelerden çok daha canlıydı. Kılık kıyafetleri yalın tekdüzeydi. Hemen hepsinin ayağında çizme vardı. Atlar iyi, ama ayrı ayrı donlardaydı.” şeklinde not bulunmaktadır.

Fahrettin Paşa anılarında Mustafa Kemal Atatürk’ün beraberindeki heyete tatbikatı neden izlettiğini anlayamadığını ve bunun altında yatan gerekçeyi daha sonra öğrendiğini şu cümlelerle ifade etmiştir. “Ruslar her ne kadar o sıralarda dostumuz idiyseler de cephe kuvvetlerini onlara göstermekteki maksadı anlayamamıştık. Çok sonra öğrenmiştik ki, Ruslar bize müşterek savaş teklif etmişler ve bu maksatla Zonguldak, Ereğli’ye asker çıkarmak ve Kocaeli’nde beraber savaşmak istemişler. Bizim kuvvetlerimizin de düşmanları İstanbul’dan çıkarmaya kâfi gelmeyeceğini ileri sürmüşler. Bundaki gizli maksadı Mustafa Kemal anlamaz, olur muydu? Derhal: ‘Benim kuvvetim İzmir’i de İstanbul’u da kurtarmak için kafidir’ demiş ve bunu fiilen göstermek için onların elçileri ve ataşeleriyle bu seyahati tertiplemiştir.”

Mustafa Kemal Paşa gerçekleştirdiği denetlemeden sonra aldığı notlara değinmekte fayda vardır. “1 Nisan 1922, Yeni araçların, yeni olağan kanunların kullanılıp uygulanmasından dolayı süvarinin savaşa katılış şeklinde değişiklikler olmuştur. Fakat bu değişim, süvarinin yüklendiği görevin özünü değiştirmez. Yeteri derecede hızlı ve manevraya büyük bir kıvraklık kazandırmak süvarilerin en önemli görevlerindendir.”

Ilgın manevralarında Sovyet heyet

“Süvari savaştan evvel bir savunma aracı savaştan sonra ise bir hücum aracıdır. Ateş, süvari savaşının en önemli ve en belirgin özelliklerindendir. Geçmiş zamanlarda sonuçlar kesin ve çetin mevzii savaşlarından alınıyordu. Bugün kuvvet ateştedir. Süvari kolordusunu Ilgın’da denetledik. Akşam Konya’ya ulaştık. Saat 7.30’da coşkun bir şekilde karşılandık.”

On dört gün süren Büyük Taarruz zaferi süvarilerin üstün gayret ve manevralarıyla Yunan ordusunun Anadolu’dan denize dökülmesiyle taçlandırılmıştır.

Atatürk’ün beraberindeki heyet ile gerçekleştirdiği ziyaretler Milli Mücadele tarihi açısından önem arz etmektedir. Fahrettin Altay Paşa anılarında süvarilerin yıldırım hızıyla taarruz etmeleri neticesinde Yunan piyade ve süvarilerinin korkarak geri çekildiklerini gururla yazmıştır.

Büyük Taarruz döneminde Türk ordusunun mali ve askeri ihtiyaçlarının karşılanması hususu Sovyetlerden alınan destekle giderilmiştir. Atatürk misafirlere Türk ordusunun hazır olduğunu (taarruz hazırlıklıları ve destek sağlanırsa kesin zafer elde edileceği) göstermesi belirtilen hususa doğrudan katkı sağladığı söylenebilir.

Bir cevap yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Makaleler

İzmir’in Kurtuluşu

9 Eylül, Mondros Mütarekesiyle başlayan haksız işgal girişimlerine karşı Türk Milletinin bölgesel direnişinin, Yunan ordusunun İzmir’e çıkmasıyla topyekün mücadeleye dönüştüğü zaferin sembol...

Sivas Kongresi

Osmanlı Devletinin fiili olarak parçalandığı süreçte Balkan savaşı ve Birinci Dünya savaşının kaybedilmesi, Mondros Mütarekesinin ağır şartları Atatürk tarafından Milli Mücadelenin başlatılmasına...

Sivas Kongresi ve Amerikan Mandası

Sivas Kongresi öncesinde üç kıtada hüküm süren Osmanlı Devletinin yeniliklere ayak uyduramaması Meşrûtiyet’in ilanıyla sonuçlanmıştır. Kırk yıl tahtta kalan Abdülhamid döneminde Osmanlı...

Atatürk’ün 5. Süvari Kolordusunu Teftişi

Büyük Taarruz öncesi Başkomutan Atatürk, Sovyet ve Azeri büyükelçi, askeri ataşelerle birlikte Sivrihisar, Çay, Akşehir, Ilgın, Konya’yı kapsayan cephe gezisi ve denetlemelerde...

Büyük Taarruzun Başarısı

26 Ağustos’ta Türk Milletinin var olma mücadelesi olarak tarihe geçen Büyük Taarruz taktik ve stratejik planlamasıyla tüm dünyadan gizli tutularak icra edilmiştir....