18.2 C
New York kenti
Perşembe, Ekim 22, 2020

Buy now

Büyük Taarruzun Başarısı

26 Ağustos’ta Türk Milletinin var olma mücadelesi olarak tarihe geçen Büyük Taarruz taktik ve stratejik planlamasıyla tüm dünyadan gizli tutularak icra edilmiştir. İngilterenin Yunan kuvvetlerini desteklemesinin altında kendi prestiji olduğu gibi Türkiyenin stratejik konumu ve zengin kaynaklarıda yer almaktadır.

Büyük Taarruz Zaferinin 90’ncı yılı kutlu olsun

Büyük Taarruz harekatının Atatürk ve çevresindeki bir kaç kişi haricinde bilinmemesi taarruzun başarısı açısından önem taşıyordu. Özellikle Yunan birliklerini destekleyen İngilizlerin konudan haberdar olmaması şarttı. İngilizleri taarruz hakkında kuşkulandırmamak (ikili iyi ilişkileri tesis etmek) için barış elçisi olarak görevlendirilen Fethi Okyar’dan Garp cephesi komutanı İsmet İnönü’nün bile haberi olmamıştır.

Fethi Bey’in almış olduğu görevin maksadını kimse anlayamamış ve Atatürk’ün barış şartları zemini oluşturmak için ödün vereceğini düşünenler olmuştur. Halbuki Atatürk Misak-ı Milliden kesinlikle taviz vermemiştir.

Hasım devletlerin barış görüşmeleri için ortaya koyacakları şartları Atatürk önceden biliyordu. Paris Barış Konferansında sunulan barış taslağına göre İzmir bizde kalacaktı fakat Edirne Yunan toprağı olacaktı. Ayrıca Sevr antlaşmasından fayda sağlayan hasım devletlerin kazancı devam edecekti. Bu şartlar altında Atatürk barış görüşmeleri için masaya oturması düşünülemezdi.

Atatürk tarafından (Büyük Taarruz planını perdelemek) barış görüşmeleri yapmak üzere Avrupa’ya giden Fethi Okyar, Garp cephesi komutanı İsmet İnönü seyahatin maksadını bilmediğinden durumu anlamak için Başkumandanlığa mektup yazmıştır.

Halide Edip Adıvar’a göre, Atatürk Türk-Yunan ilişkilerini kan dökmeden uzlaşıyla çözmek maksadıyla Fethi Okyarı ittifak devletlerinin başkentine göndermiştir. Bu barış görüşmelerinin hüsranla neticelenmesi (Atatürk’ün niyet ve maksadı bu yönde) ve Fethi Okyar’ın seyahati İngilizler tarafından Ankara hükümetinin zayıflığı olarak değerlendirilmiştir.

Taarruza çok önceden karar veren Atatürk, Eylül ayının ortasına kadar İngilizleri oyalayarak zaman kazanmak istiyordu. Paris’te resmî temaslarda bulunan Yusuf Kemal Bey’in faaliyetlerini Fethi Okyar’ın Londra temaslarıyla destekleyerek kan dökülmeden yani savaşmadan çözüm arayışında olduğu intibası yaratılmıştır.

Fethi Beyin Londra’ya ziyareti sonuç vermeyerek başarısızlıkla sonuçlandı. Bu temasların fiyasko ile sonuçlanması Atatürk’ün planının ne kadar ustaca olduğunun, ileri görüşlülüğün kanıtıdır. Büyük taarruz ile hezimete uğrayan İngiliz hükümeti ve Lloyd George’n mağlubiyeti Atatürk’ü çok keyiflendirmiştir.

Fethi Bey’in bıkmadan usanmadan her kapıyı çalması ve sabırla görüşmek istediğini belirtmesi İngiliz Hükümetince ‘Türklerin zor durumda olduğuna’ inanmasına vesile olmuştur.

Gizlilik çalışmaları kapsamında Fethi Okyar sağlık sebebiyle meclisten ayrılarak izini kaybettirmek istemiştir. Entelligence Service ajanları Meclis faaliyetlerinin gizli oturumlarını Londra’ya gönderdiği dikkate alındığında gizliliğin korunmasındaki planının ne kadar zekice olduğu ortaya çıkmaktadır.

Fethi Bey seyahatini sırasıyla İtalya ve Fransa’ya yapmıştır. Türkiye’nin içinde bulunduğu zor durumu barışçıl görüşmelerle çözmek için İngiltere nezdinde Fransa ve İtalya’yı aracı ülke olarak kullanmak istemiştir. Londra temaslarında Başbakan Lloyd George ve dışişleri bakanı Lord Curzon meşgul olduklarını dile getirerek Fethi Okyar’ı kabul etmemişlerdir.

Kıdemsiz bir memur tarafından kabul edilen ve hafife alınan Fethi Okyar’a daha sonra gelmesi bakanların yurt dışı gezisinde olduğu söylenmiştir. Herşeye katlanan Fethi Okyar üzülmüş gibi yapıp Atatürk’ün tevdi ettiği görevi başarıya ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyordu.(Eylül ortasına kadar zaman kazanmak)

Yunanistan’da bulunan elçilerin Lord Curzon’a gönderdiği raporda Yunan ordusunun hazır olduğu, moralin ve özgüvenin tam olduğu ifade edilmiştir. Kütahya-Eskişehir muharebelerinde kazanılan galibiyet sarhoşluğu Yunan ordusunun her daim Türk ordusuna karşı üstün olduğunu rapor etmişlerdir.

Büyük Taaruz ve Türk Ordusu

Gizlilik içerisinde sürdürülen taarruz hazırlıklarının meyvesi 5 gün sonunda 200 bin kişilik Yunan ordusunun dağılmasıyla sonuçlanmıştır. Fethi Okyarı kapısında günlerce bekleten Lloyd George işgal kuvvetleri vasıtasıyla Mustafa Kemal’e ateşkes teklifinde bulunmuştur.

Hezimet sonucunda İngiliz kabinesi Fethi Okyar’ın neden dinlenmediğini hükümete soruyordu. Avam kamarasında ne söyleyeceğini bilemeyen başbakan, Yunan ordusunun izmire doğru kaçmasıyla iyice köşeye sıkışmıştı. Mustafa Kemal’in üstün zekası neticesinde plan zafere ulaşmıştı.

Bir cevap yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Makaleler

İzmir’in Kurtuluşu

9 Eylül, Mondros Mütarekesiyle başlayan haksız işgal girişimlerine karşı Türk Milletinin bölgesel direnişinin, Yunan ordusunun İzmir’e çıkmasıyla topyekün mücadeleye dönüştüğü zaferin sembol...

Sivas Kongresi

Osmanlı Devletinin fiili olarak parçalandığı süreçte Balkan savaşı ve Birinci Dünya savaşının kaybedilmesi, Mondros Mütarekesinin ağır şartları Atatürk tarafından Milli Mücadelenin başlatılmasına...

Sivas Kongresi ve Amerikan Mandası

Sivas Kongresi öncesinde üç kıtada hüküm süren Osmanlı Devletinin yeniliklere ayak uyduramaması Meşrûtiyet’in ilanıyla sonuçlanmıştır. Kırk yıl tahtta kalan Abdülhamid döneminde Osmanlı...

Atatürk’ün 5. Süvari Kolordusunu Teftişi

Büyük Taarruz öncesi Başkomutan Atatürk, Sovyet ve Azeri büyükelçi, askeri ataşelerle birlikte Sivrihisar, Çay, Akşehir, Ilgın, Konya’yı kapsayan cephe gezisi ve denetlemelerde...

Büyük Taarruzun Başarısı

26 Ağustos’ta Türk Milletinin var olma mücadelesi olarak tarihe geçen Büyük Taarruz taktik ve stratejik planlamasıyla tüm dünyadan gizli tutularak icra edilmiştir....