8.2 C
New York kenti
Cuma, Aralık 4, 2020

Buy now

İnkılâpçılık

İnkılâpçılık, dünyada olup bitenden haberdar olmak kendini ona göre ayarlamaktır. İnkılâpçılık dünyada var olan teknolojiyi, bilimsel değerleri yakalamak ve hatta dünya seviyesinin üzerine çıkmaktır.

Atatürk, inkılâpçılık ilkesiyle Türk milletini geri bırakmış müesseseleri kaldırarak toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilen yeni müesseseler kurmuştur. Bu çağdaş ve demokratik kurumlar ve yapılan inkılâplar hem ilerlemeyi sağlamış hem de toplumun birlik ve beraberliğini pekiştirmiştir.

Bu ilke doğrultusunda Türkiye’de büyük değişikliklere sebep olan aşağıdaki önemli inkılâplar gerçekleştirilmiştir:

Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922)

Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923)

Halk Fırkası’nın kurulması (9 Eylül 1923)

Ankara’nın başkent olması (13 Ekim 1923)

Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924)

Tevhid-i Tedrisat Kanununun kabulü (3 Mart 1924)

Şapka Kanununun kabulü/Şapka inkılâbı (25 Kasım 1925)

Alafranga saat ve miladi takvim uygulamasına geçilmesi(26 Aralık 1925)

Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)

Medeni Kanun’un kabulü (17 Şubat 1926)

Uluslararası rakamların kabulü (20 Mayıs 1928)

Yeni Türk Alfabesinin kabulü/Harf inkılâbı (1 Kasım 1928)

Ağırlık ve uzunluk ölçülerinin değiştirilmesi (26 Mart 1931)

Türk Tarihi Tetkik Cemiyetinin kurulması (12 Nisan 1931)

Türk Dili Tetkik Cemiyetinin kurulması (12 Temmuz 1932)

Soyadı Kanununun kabulü (21 Haziran 1934)

Hafta sonu tatilinin Cuma gününden Pazar gününe alınması (1 Haziran 1935)

İnkılâpların Hedefi

İnkılâpların gayesi Türkiye Cumhuriyeti milletini tamamen modern ve uygar bir toplum haline getirmektir. Türk milletini uygarlığın ve teknolojinin tüm imkânlarından yararlandırmaktır. Uygarlık yolunda başarı, yenileşmeye bağlıdır. Sosyal hayatta, ekonomide, bilim ve fen alanında başarılı olmak da ancak yeniliklere açık olmakla mümkündür. Atatürk’e göre inkılapların gayesi: “Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen asrî ve bütün mana ve eşkâliyle medeni bir heyeti içtimaiye haline îsal etmektir”.

İnkılâpçılık ilkesi yeniliklere açık bir millet oluşturmuştur. Sanatta gelişme de aynı yolla sağlanmıştır. İnkılâpçılık anlayışı sayesinde Türk milleti resim, müzik, heykel, sinema, tiyatro, opera, bale gibi yeni dallarla tanışmış ve bu dallarda ilerlemeler kaydedilmiştir.

Atatürk, İnkılâpları Zamana Bırakmamıştır

Çok kısa sürede ve hızla gerçekleştirmiştir. Atatürk’e göre, Türkiye’de doğan inkılâp güneşi yükselerek sıcaklığını yaydıkça, Türk milletinin kalbi büsbütün dünyanın büyük ve takdire layık eserlerine karşı sıcak bir sevgiyle dolmuş, bütün ilerleme prensiplerini tamamıyla benimsemiştir.

İnkılâpçılık ilkesiyle millet eski alışkanlıklarından vazgeçmiş ve sürekli bir değişim, gelişim ve yenileşme eğilimine girmiştir. Bu ilkeyle Türk milleti birlik ve beraberlik içinde gelişme, ilerleme ve kalkınma imkânı bulmuştur. Geri kalmış toplumlarda hep huzursuzluk vardır, kopmalar yaşanır. İnkılâpçılık sayesinde büyüyen, gelişen ve yeniliklere açık hale gelen Türk milleti birlik ve beraberliğini geliştirmiştir.

İnkılâpçılık ilkesi çağdaş, modern bir devleti öngörmektedir. Böyle bir devletin vatandaşları zengin, mutlu ve huzurlu olur. Mutlu ve huzurlu toplum bölünmez. Bu günkü güçlü ve çağdaş Türkiye’nin oluşumunda inkılâpçılık ilkesinin etkisi büyüktür.

Bir Cevap Yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Makaleler

İzmir’in Kurtuluşu

9 Eylül, Mondros Mütarekesiyle başlayan haksız işgal girişimlerine karşı Türk Milletinin bölgesel direnişinin, Yunan ordusunun İzmir’e çıkmasıyla topyekün mücadeleye dönüştüğü zaferin sembol tarihidir. 26 Ağustos...

Sivas Kongresi

Osmanlı Devletinin fiili olarak parçalandığı süreçte Balkan savaşı ve Birinci Dünya savaşının kaybedilmesi, Mondros Mütarekesinin ağır şartları Atatürk tarafından Milli Mücadelenin başlatılmasına vesile olmuştur. Türkiye...

Sivas Kongresi ve Amerikan Mandası

Sivas Kongresi öncesinde üç kıtada hüküm süren Osmanlı Devletinin yeniliklere ayak uyduramaması Meşrûtiyet’in ilanıyla sonuçlanmıştır. Kırk yıl tahtta kalan Abdülhamid döneminde Osmanlı büyük toprak...

Atatürk’ün 5. Süvari Kolordusunu Teftişi

Büyük Taarruz öncesi Başkomutan Atatürk, Sovyet ve Azeri büyükelçi, askeri ataşelerle birlikte Sivrihisar, Çay, Akşehir, Ilgın, Konya’yı kapsayan cephe gezisi ve denetlemelerde bulunmuştur. Atatürk...

Büyük Taarruzun Başarısı

26 Ağustos’ta Türk Milletinin var olma mücadelesi olarak tarihe geçen Büyük Taarruz taktik ve stratejik planlamasıyla tüm dünyadan gizli tutularak icra edilmiştir. İngilterenin Yunan...