Mezar Odası Anıtkabir

Atatürk’ün naaşının bulunduğu mezar odası Osmanlı ve Selçuklu türbe mimarı tarzında ve sekizgen planla inşaa edilmiştir. Mezar Odası’nın kapıları Genelkurmay Başkanlığının izniyle açılmaktadır. Ayrıca Mezar odası ziyaretçi girişine kapalıdır.

Anıtkabir Mezar Odası

Atatürk’ün aziz naaşı, bu katta doğrudan doğruya toprağa kazılmış sekizgen bir mezar odasında bulunmaktadır. Mozole’nin birinci katı olan şeref salonundaki sembolik lahit taşının tam altında bulunan mezar odası tepesi sekizgen ışıklıkla kesilmiş bir piramidal külahla örtülüdür.

Mezar odasında zeminin ortasında kıble yönündeki lahit sekizgen alanla sınırlandırılmıştır. Mermer sandukanın çevresine, bütün illerden, Kıbrıs’tan, Azerbaycan’dan gönderilen toprakların konulduğu pirinç vazolar bulunmaktadır.

81 il ve yurt dışından getirilen toprak ile doldurulmuş pirinç vazolar

Zemin ve duvarları mermerlerle kaplanan mezar odasının mozaik tekniğindeki yeşil örtüsü, ortadaki sekizgen ışıklıktan yayılan altın renginde sekiz adet ışık huzmesine sahiptir.

Anıtkabir üst kat ziyaret yeri ve alt kat asıl mezar odası yerleşimi ile Anadolu Selçuklu döneminin kümbet mezar anlayışını fikir olarak yaşatmaktadır.

10 Kasım 1938’de Atatürk ebediyete intikal ettiğinde, naaşı muhafaza işlemi için Gülhane Askeri Tıp Fakültesi doktorlarından Prof. Lütfi Aksu tarafından ‘tahnit’ işlemine tabi tutulmuştur.

Müteakiben tahnit işlemi çözülerek, Atatürk’ün naaşı islami usullere uygun olarak Anıtkabir’deki Mezar Odası’na defnedilmiştir.

Yorum yapın