10 C
New York kenti
Perşembe, Ekim 29, 2020

Buy now

Mustafa Kemal Atatürk’ün Askeri Yönü

Mustafa Kemal Atatürk bir işe başlamadan önce o işin detaylı düşünüldükten sonra yapılmasını isterdi. Esasen Mustafa Kemal, genç yaşta bir asker iken askeri konularda isabetli değerlendirmeleri ile dikkat çekmektedir.

1910 yılında Fransa’da Picardi manevralarına gittiğinde yanında Topçu Rıza ile Ali Fethi de vardı. Her akşam harita üzerinde ertesi günkü manevralar üzerinde tahminlerde bulunurlardı. Bir defasında Mustafa Kemal ertesi günkü manevralar üzerinde tahminlerini söyledi ve hareketleri takip etmek için en iyi yerin onlar tarafından seçilen yer olmadığını ileri sürdü. Yukarıdan şöyle bir bakıştılar ve dağıldılar. Ertesi gün Mustafa Kemal haklı çıkmıştı.

Atatürk hakkında kitap yazmış olan Türk düşmanı Armstrong bile üstün vasıflı bir asker olduğunu, yetenekleri ve ehliyeti nedeniyle şöhretinin büyüdüğünü söylerken Atatürk’ün askerî üstünlüğünü teslim etmektedir.

Bu konuda Stephen Gaselee, General Aspinal Oglander’in Çanakkale Savaşı’nın Resmî Tarihi adlı kitabından alıntısıyla Mustafa Kemal’e atfen cömert bir arkadaş, asil bir düşman ve büyük şerefli bir general ifadelerini kullanarak onun askerî yönü konusunda üstünlüğünü büyük şerefli bir general diyerek teslim etmektedir. Yine David Lloyd George da onun iyi bir asker, cesur ve doğuştan bir lider olduğunu kabul etmektedir.

Mustafa Kemal Atatürk Askerî bir Dehadır

Mustafa Kemal Trablus’tan arkadaşı Salih (Bozok) Beye yazdığı bir mektupta askerliği bir sanat olarak gördüğünü söylemektedir. Onun askerlik sanatı dediği stratejik ve taktik kuralların kişisel deneyimlerle birleştirilip durum ve koşullara uygulanmasıdır.

Mustafa Kemal Atatürk, tarih sahnesinde tüm milletlerin kabul ettiği askerî bir dehadır ve bu özelliği ona doğuştan verilmiştir. Bu nitelik sayesindedir ki ülkeyi İtilâf Devletleri’nin baskı ve boyunduruğundan kurtarmıştır. Tarihte kendi vatan ve bağımsızlığını kurtaranların ismi yaşadıkça Mustafa Kemal Atatürk’te var olmaya devam edecektir.

Bir cevap yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Makaleler

İzmir’in Kurtuluşu

9 Eylül, Mondros Mütarekesiyle başlayan haksız işgal girişimlerine karşı Türk Milletinin bölgesel direnişinin, Yunan ordusunun İzmir’e çıkmasıyla topyekün mücadeleye dönüştüğü zaferin sembol...

Sivas Kongresi

Osmanlı Devletinin fiili olarak parçalandığı süreçte Balkan savaşı ve Birinci Dünya savaşının kaybedilmesi, Mondros Mütarekesinin ağır şartları Atatürk tarafından Milli Mücadelenin başlatılmasına...

Sivas Kongresi ve Amerikan Mandası

Sivas Kongresi öncesinde üç kıtada hüküm süren Osmanlı Devletinin yeniliklere ayak uyduramaması Meşrûtiyet’in ilanıyla sonuçlanmıştır. Kırk yıl tahtta kalan Abdülhamid döneminde Osmanlı...

Atatürk’ün 5. Süvari Kolordusunu Teftişi

Büyük Taarruz öncesi Başkomutan Atatürk, Sovyet ve Azeri büyükelçi, askeri ataşelerle birlikte Sivrihisar, Çay, Akşehir, Ilgın, Konya’yı kapsayan cephe gezisi ve denetlemelerde...

Büyük Taarruzun Başarısı

26 Ağustos’ta Türk Milletinin var olma mücadelesi olarak tarihe geçen Büyük Taarruz taktik ve stratejik planlamasıyla tüm dünyadan gizli tutularak icra edilmiştir....