Rasattepe

Rasattepe, Anıtkabir’in yapılacağı mevki olarak belirlenmesinde inşaat mühendisi milletvekili Mithat Aydın’ın çabası ve teklifi ile gerçekleşir. Mithat Aydın tepenin kentsel morfoloji açısından alternatifler arasında en uygun yer olduğunu belirtmiştir.

Rasattepe’nin Özellikleri

Anıtkabir’in 17 Ocak 1939 tarihinde CHP Meclis Grup toplantısında Rasattepe’de yapılması kararlaştırıldı. Rasattepe üzerinde tek katlı rasat (meteoroloji) istasyonu bulunduğundan tepeye Rasattepe denmiştir.

Rasattepe bölgesi Anıtkabir için seçilince buraya yapılması planlanan Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü bina projesi iptal edildi. Anıtkabir inşa edildikten sonra Rasattepe ismi Anıttepe olarak anılmaya başlandı. 1930’lu yıllarda Ankara’nın tamamen dışında bir arazi olan Rasattepe’de askerler tatbikat icra etmiştir.

Rasattepe’de Kazı Çalışmaları

Beştepeler adıyla anılan tümülüs alanı olarak isimlendirilen Rasattepe’de büyük tümülüsler nekropolünün bir bölümün olduğu biliniyordu. Anıtkabir yapımı esnasında Rasattepe’deki tümülüsler kaldırılmıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü, Türk Tarih Kurumu tümülüslerde yapılacak kazıyla ilgili çalışmalar yaptılar. Anıtkabir sahasında yapılan kazıda, M.Ö. 8. yüzyıla uzanan Frig döneminden kalma iki tümülüs açıldı. Birinci tümülüste ardıçtan sandukası olan anıtsal bir Frig mezarı bulundu. İkinci tümülüsün içinde taşla yapılmış bir mezar çukuru vardı. Yapılan kazılar neticesinde Frig dönemine ait birçok eser bulundu.

1967 yılında Anıtkabir sahasında yapılan kazıda 2800 yıllık iki mezar daha ortaya çıkartıldı. Anıtkabir’in inşa edildiği Rasattepe, Frig döneminden kalma tümülüslerin bulunduğu nekropol alanıydı.

Rasattepe’nin Duygusal Yönü

Çankaya görüşünü savunanlar gibi diğer önerileri ve Rasattepe görüşünü savunanlar da duygusal gerekçeler ile görüşlerini belirttiler. Bir milletvekilinin Rasattepe için zorlama bir bayrak metaforu yapması, bir başka milletvekilinin Rasattepe için Atatürk’ün sağlığında Bu tepe ne güzel bir anıt yeri!‛ dediğini anlatması gibi duygusal gerekçeler üretmek ihtiyacı hissedildi. Parti grubu komisyonunda rasyonel değil duygusal düşünülerek Anıtkabir yeri tespit edildiği görülmektedir.

Anıtkabir Yapılacak Yere Karar Verilmesi

Anıtkabir’in yeri ile ilgili olarak karar alma sürecinde Başbakanlık Müsteşarının başkanlığında bir komisyon oluşturuldu. Bu komisyon şehir planlamacıları, bilim adamlarının görüşlerine başvurarak rapor topladılar. CHP Parti grubunun milletvekillerinden oluşan bir komisyonun raporları değerlendirerek Parti Grubuna bir rapor hazırlamaları neticesinde Anıtkabir’in yapılacağı yere karar verilmiştir.

Anıtkabir Parti Grubu Komisyonunda, meselenin çözümünün rasyonellikten çıkıp duygusal bir alana kaydığı gözlenmektedir. Bazı komisyon üyeleri Çankaya düşüncesini savunması ve bunun Atatürk’ün sözlü vasiyeti olduğunu, bütün hayatında Çankaya’dan ayrılmadığını, ölümünden sonra da Çankaya’dan ayrılmaması gerektiğini savunuyorlardı.

Anıtkabir’in Yeşillendirilmesi

Anıtkabir’in inşa edildiği Rasattepe’nin inşaat öncesinde çorak olduğu tek bir yeşil ağacın olmadığı fotoğraflardan anlaşılmaktadır. 1946 yılında 750 dönümlük alana sahip Anıtkabir’in çevresine peyzaj çalışmalarına başlandı. Çevre düzenlemesine ilişkin peyzaj çalışmasının projelendirilmesi Prof. Dr. Sadri Aran tarafından yapıldı. Planlamanın merkezinde Anıtkabir’in manevi değerini taçlandırdığı tepe olacaktı.

Bu tepenin etrafında geniş bir yeşil kuşak oluşturulacaktı. Rasattepe’nin eteklerine yüksek ve büyük hacimli ağaçlar dikilerek anıta yaklaştıkça boylarının alçalması ayrıca anıta yaklaştıkça ağaçların renkleri bozlaşan ve bozkırın basık formlu anıtın heybetli yapısı önünde adeta sönüp silinecekti.

Aslanlı Yol, iki tarafı ağaç kitlelerinden oluşan yüksek yeşil çitlerle kent peyzajının etkisinden ayrılacaktı. Anıtkabir’in çevresinde başlangıçta 150 bin ağaç dikilmesi planlanmış ancak bu amaca ulaşılamamıştır. Yine de tek bir ağaç olmayan çorak Rasattepe’de, inşaat sürecinde ve sonrasında yeşil bir kuşak oluşturuldu. Anıtkabir Parkına dikilen farklı türden ağaçlar ve süs bitkileri ile zengin bir flora yaratıldı.

Cevap Bırakın

Please enter your comment!
Please enter your name here