10 C
New York kenti
Perşembe, Ekim 29, 2020

Buy now

Yurtta Barış Dünyada Barış

Osmanlı Devleti yüzyıllarca fetih hareketleriyle üç kıtaya egemen olmuştur. Egemenlik alanı genişledikçe koruyuculuğu ve sorumluluğu artmıştır. Hâkimiyeti altındaki yerlere hizmet götürmüş, kapitülasyon denilen ayrıcalıklar tanımış, imtiyazlar vermiştir. Toplumun temel elemanlarını hep savaş alanlarında tutmuştur. Bu sebeple Türk milleti, yani temel eleman, üretim ve çalışma hayatından uzak kalmış, ekonomik gelişme sağlanamamış, bilim ve teknolojide geri kalınmıştır. Yurtta sulh dünyada sulh anlayışı ile Türk milleti yüzyıllardır maruz kaldığı savaş yorgunluğunu üzerinden atmıştır.

Uzun yıllar süren savaşlar sonucu 17. yüzyıldan itibaren azalmaya başlayan Türk nüfus, “Yurtta sulh cihanda sulh” parolasıyla artmaya başlamıştır. Atatürk döneminde izlenen barış politikasının amaçlarından biri de nüfusun artması için gerekli ortamı oluşturmaktır.

Atatürk’e göre milletin hayatı tehlikeyle karşılaşmadıkça, savaştan uzak durulmalı ve barışı korumak için de savaşa hazırlıklı olunmalıdır. Asıl olan barıştır ve barışın sürekliliğidir.

Atatürk bunu yaparken emperyalizmi reddetmiş, anlaşmazlıkların çözümünde uluslararası işbirliğine önem vermiştir. Fakat Hatay meselesinde görüldüğü gibi, Türkiye’nin haklı bir milli davası söz konusu olunca, silaha sarılmaktan çekinmemiştir.

Bu barışçı ve aynı zamanda gerçekçi dış politika sayesinde Türkiye, Lozan Antlaşmasından sonra Briand Kellog Paktı’na katılmıştır. Yunanistan’la mübadele sorunu; Fransa’yla yabancı okullar, borçlar ve Adana-Mersin Demiryolu sorunu çözülmüştür. Türkiye, Milletler Cemiyeti’ne girmiştir. Balkan Antantı ve İngiltere ile Akdeniz Paktı imzalanmıştır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi yapılmıştır. Sadabat Paktı gerçekleştirilmiş ve Hatay’ın Türkiye’ye katılması sağlanmıştır. Bu ilkeyle bir taraftan Türkiye’de barış, huzur, güvenlik, istikrar sağlanırken bir taraftan da dünya barışına katkıda bulunulmuştur.

Bir cevap yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Makaleler

İzmir’in Kurtuluşu

9 Eylül, Mondros Mütarekesiyle başlayan haksız işgal girişimlerine karşı Türk Milletinin bölgesel direnişinin, Yunan ordusunun İzmir’e çıkmasıyla topyekün mücadeleye dönüştüğü zaferin sembol...

Sivas Kongresi

Osmanlı Devletinin fiili olarak parçalandığı süreçte Balkan savaşı ve Birinci Dünya savaşının kaybedilmesi, Mondros Mütarekesinin ağır şartları Atatürk tarafından Milli Mücadelenin başlatılmasına...

Sivas Kongresi ve Amerikan Mandası

Sivas Kongresi öncesinde üç kıtada hüküm süren Osmanlı Devletinin yeniliklere ayak uyduramaması Meşrûtiyet’in ilanıyla sonuçlanmıştır. Kırk yıl tahtta kalan Abdülhamid döneminde Osmanlı...

Atatürk’ün 5. Süvari Kolordusunu Teftişi

Büyük Taarruz öncesi Başkomutan Atatürk, Sovyet ve Azeri büyükelçi, askeri ataşelerle birlikte Sivrihisar, Çay, Akşehir, Ilgın, Konya’yı kapsayan cephe gezisi ve denetlemelerde...

Büyük Taarruzun Başarısı

26 Ağustos’ta Türk Milletinin var olma mücadelesi olarak tarihe geçen Büyük Taarruz taktik ve stratejik planlamasıyla tüm dünyadan gizli tutularak icra edilmiştir....